Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
EVLİLİK VE EVLİLİKTE İLETİŞİM
Birliktelik, birbirine sahip olma ve birbirine ait olma duygusu, yakınlık, can yol­daşlığı istemek, anlaşılmak, kendi düzenini kurmak, cinsel doyum sağlamak ve çocuk sahibi olmak gibi öğeler evliliğin oluşmasında önemlidir. Bu amaçla; iki ki­şinin yasal olarak ve yasanın koruma ve güvencesi kapsamında, birlikte oluştur­duğu kuruma evlilik denir. Evliliğe ilişkin düzenlemeler,Türk Medeni Kanunu’nda yer almaktadır.
Evliliklerin, cinsel doyumla mutlu bir yaşam sürmede, çocuk sahibi olmakla top­lumun devamlılığını ve geleceğini sağlamada önemli işlevi bulunmaktadır. Belki ömür boyu sürecek bu güzel birlikteliğin sıkıntıya dönüşmemesi için anlaş­mazlıkların önlenmesinde iletişimin payı büyüktür. Toplumda insanlar arasındaki ilişkilerde tartışma, kavga ve buna bağlı bir çok sorunun temelinde olduğu gibi çiftler arasındaki uyuşmazlıkların temelinde de iletişimsizlik ya da sağlıksız ileti­şim bulunmaktadır. Sağlıklı iletişimin temin edilmesinde karşılıklı güven, hoşgö­rü, özveri ve empati uyulması gereken en temel değerlerdir. Evlilik sürecinde ortaya çıkan çeşitli sağlık sorunlarına, ekonomik sorunlar, toplum baskıları ve diğer olumsuzluklarla birlikte cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda bilgisizlik de eklenirse, aile yaşamı zarar görmeye başlar. Bunu önle­mek; bilinçli, bilgili ve mutlu çiftlerin elindedir.
Bu kitapçığın, evlilik öncesinde ve evlilik sürecinde kötü deneyimler yaşamadan önlem alınmasına ve doğru kararlar verilmesine katkı vereceği düşünülmektedir.
Mutlu bir evlilik ve bununla birlikte, sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlanmış, “Evliliğe Hazırlık Rehberi” niteliğinde olan bu kitapçıktan yararlanabilirsiniz.
Evlilik öncesi göz önünde bulundurulması gereken noktalar;
Sağlık yönünden hekime muayene olun!
•Vücudunuzu tanıyın, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında bilgilenin •Gebelikten korunma yöntemlerini öğrenin.
•Akraba evliliklerinde daha sık görülen kalıtsal hastalıklar yönünden danışmanlık alın. Gerekli görülmesi halinde, genetik test yaptırın.
•Kan grubu tayini yaptırın. Kan uyuşmazlığınızın olup olmadığına göre, gebelik ön­cesinde ve gebelik döneminde, hekiminizin önerilerini alın.
•Eğer kuşku duyuluyorsa, cinsel yolla bulaşan hastalıklar yönünden kontrol olun ve önlem alın (AIDS, Hepatit B, frengi vb.).
•Özürlü çocuk doğumuna neden olacak faktörlere karşı önlem alın. •Kendinizde olabileceğini düşündüğünüz sağlık sorunlarınız için muayene olun.
KADIN KİTAPÇIĞI / 5
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•Ailenizin yaşamı için, evde ve çevrenizde oluşabilecek kazalara doğru yaklaşabil­mek için ilkyardım eğitimini almanız yararlıdır.
•Gereksinim duyduğunuzda; uzmanlardan sağlık ve hukuk danışmanlığı almanız yerinde olur.
Evlilik sürecinde göz önünde bulundurulması gereken noktalar;
•Evlilik, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve çocuk sağlığı konularında bilgilenin. •Birbirinizin ve ailelerinizin bireysel inançlarına, farklı kültürel davranışlarına hoş­görülü yaklaşın.
•Halen uygulanan ve size yanlış gelen adet, gelenek ve görenek gibi kültürel fark­lılıklara karşı doğru tutum geliştirmeye özen gösterin. •Gelir düzeyinize göre, harcamalarınızın önceliğini belirleyin. •Eşinizin rızası doğrultusunda, cinselliğinizi daha mutlu ve daha özgür yaşamanın yollarını arayın.
•Cinselliğinizi istismar ve çıkar amacıyla hiç kimseye karşı kullanmayın ve kullan­dırmayın.
•Eşinizle birlikteliğinizde karşılıklı saygı ve sevgiyi koruyun, hoşgörülü ve özverili davranın.
•Anne ve babanızı önemseyin, ancak eşinizle ilişkinizi bozacak duruma getirme­yin.
•Cinselliğinizi eşinizle konuşun, paylaşın, birlikte öğrenin. •Cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin haklarınız olduğunu bilin ve öğrenin. •Gereksinim duyduğunuzda kullanacağınız gebelikten korunma yöntemleri konu­sunda danışmanlık alın, kullanacağınız yönteme eşinizle birlikte karar verin. •Sahip olacağınız çocuk sayısına ve zamanına birlikte karar verin. •18 yaşından küçük, 35 yaşından büyük iseniz gebe kalmanız riskli olabilir. Gebelik arasındaki sürenin en az 2 yıldan fazla olmasına özen gösterin.
Bu kitapçıkta, yukarıdaki genel önerilere yönelik, kısa bilgi verilmiştir. Ancak, daha ayrıntılı bilgiye gereksinim duyulması halinde uzmanlara danışılabilir.
GERDEK GECESİ
Gerdek gecesi; insanların yaşamında, önemli yeri bulunan, özel; sevginin ve
mutluluğun paylaşıldığı ender anlardandır.
•Eşler birbirini ilk geceye psikolojik olarak hazırlamalıdır. Aceleci ve zorlayıcı olun-mamalıdır.
•İçten, nazik, hoşgörülü ve sevgiyle yaklaşılmalıdır.
•İlk birliktelik için karşılıklı rıza gözetilmelidir. Stres ve yorgunluk nedeni ile çiftler ilişkiye hazır değillerse, ilk ilişki ertelenebilir.
6 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•İlk geceden gebe kalınması istenmiyorsa, evlilik öncesi danışmanlık alınarak etkili bir korunma yöntemi kullanılmalıdır.
•Bir sorunla ve hoşnutsuzlukla karşılaşıldığında, ilişki sayısının fazla olmamasına özen gösterilmelidir.
•Eşlerden birinin daha sıkılgan (içe dönük) olması durumunda, aktif (dışa dönük) ve kendine güveni daha iyi olanın hoşgörülü ve içten yaklaşımı ile rahatlama sağ­lanabilir.
•Bazı çiflerde, ilk gecenin stresi ve heyacanına bağlı olarak, erkek cinsel organının yeterince sertleşememesi ya da kadının vajina kaslarının istem dışı kasılması so­nucu, cinsel ilişki gerçekleşemeyebilir. Bu durum normaldir. Acele edilmemeli, kay­gı ve korku yaşanmamalıdır. Rahat davranarak, bir süre sonra sorun atlatılabilir. •İlk gece ve evlilik mahremiyetinin çiftler arasında kalmasına özen gösterilmelidir. İlişkinin yaşandığını ifade ettiği düşünülen “kanlı çarşaf gösterme” geleneğine kimi yörelerimizde rastlanmasına karşın, bir çok aile giderek terk etmektedir.
 
KADIN-ERKEK CSÜS HAKLARI
CİNSEL SAĞLIK (CS) VE ÜREME SAĞLIĞI (ÜS) NEDİR?
Cinsel sağlık, cinselliğin fiziksel, duygusal, entelektüel ve sosyal yönlerinin ki­şiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerinin bileşiminden oluşur. Cinsel bir varlık olarak insanın, yalnızca bedensel değil; duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğünü sağlayan, kişilik gelişimi, iletişim ve sevginin paylaşımını olumlu
yönde zenginleştiren ve artıran sağlı
13266268
klılık halidir.
Cinsellik, yaşam boyu sürer; kültürel ve ahlaki faktörlerden etkilenir. Üreme ve cinsel doyum bulmayı içerir.
Üreme sağlığı; üreme sistemi, işlevleri ve süreci ile ilgili yalnızca hastalık ve sakatlığın olmaması değil, tüm bunlara ilişkin fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden
KADIN KİTAPÇIĞI / 7
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
tam bir iyilik halinin olmasıdır. Üreme sağlığı aynı zamanda, “İnsanların tatmin edici ve güvenli bir cinsel yaşamlarının olması, üreme yeteneğine sahip olma­ları, üreme yeteneklerini kullanmada karar verme özgürlüğüne sahip olmaları” demektir.
Herkesin cinsel bilgilere ulaşma ve cinsel ilişkiyi, zevk için ya da dölleme ama­cıyla yaşama hakkı vardır.
ÜREME SAĞLIĞI VE CİNSEL SAĞLIK TEMEL KİŞİSEL HAKLARDANDIR! CİNSEL HAKLAR VE ÜREME HAKLARI
Üreme ve cinsel hakların bilinmesi, toplumu oluşturan ailelerin daha sağlıklı ve çağdaş olmaları açısından gereklidir.
CİNSEL HAKLARIN VE ÜREME HAKLARIN DAYANDIRILDIĞI TEMEL İNSAN HAKLARI
1.Kişilerin yaşamları, üreme ve cinsellikleri nedeniyle tehlikeye atılmamalıdır. 2.Baskı ve şiddete maruz kalmadan, üreme ve cinsel yaşamlarını sürdürebilmeli-dir.
3.Üreme sağlığı hizmetlerini; varsıl-yoksul, kırsal-kentsel, kız-erkek ayrımı yapıl­madan, gereksinimi olan herkes eşit olarak alabilmelidir.
4.Cinsel kimlik ve tercihleri doğrultusunda, cinselliklerini başkalarına zarar verme­den, mahremiyetle ve özgürce yaşayabilmelidir. 5.Cinselliğine özgü düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir. 6.Üreme sağlığı ve cinsel sağlık konusunda, eğitime ve doğru bilgiye ulaşabilme-lidir.
7.Evliliğe özgür iradesi ile karar verebilmeli, baskı ve şiddete maruz kalmamalıdır. 8.Doğru zamanda ve istediği sayıda, çocuk sahibi olabilmeye karar verebilmelidir. 9.Üreme ve cinsel sağlığın korunması için, sağlık kuruluşlarından gerekli hizmeti alabilmelidir.
10.Üreme ve cinsel sağlığın korunması ve geliştirilmesi için, bilimsel çalışmalardan yararlanabilmelidir.
11.Cinselliği nedeniyle işkence ve kötü muameleye maruz kalmamalı; şiddet ve istismardan korunabilmelidir.
BİRBİRİMİZİ TANIYALIM
Kadın ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu bilmesi, sağlıklı cinsellik
açısından da önemlidir.
8 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
KADIN ÜREME OGRANLARI
Kadın üreme organları dış ve iç organlar olarak 2’ye ayrılır.
DIŞ ÜREME ORGANLARI
1.Dudaklar; dış ve iç dudaklar olarak iki kısımdır. Yumuşak dokudan oluşmuştur. Dış dudaklar içtekilere göre daha kalıncadır.
2.Klitoris; klitoris ve çevresi, cinsel uyarılma açısından en duyarlı bölgelerdendir.
3.Vajina (Hazne) Girişi; vajinanın en dışa açılan kısmıdır.
Vajinanın hemen altında, idrar çıkış deliği ve anüs (makat) bulunur. Üreme organı olmamakla birlikte, üreme organlarının yakınında bulunması, mikrop kapma olasılığı açısından temizliği önem taşımaktadır. Anüsten idrar deliğine ve vajinaya mikrop bu­laştırmamak için; teharet önden arkaya doğru yapılmalıdır.
Şekil…..Kadın İç Üreme Organları
İÇ ÜREME ORGANLARI
HAZNE (VAJİNA) : Cinsel ilişki ve doğum sırasında bebeğin geçmesini sağlayabilecek genişleyebilen, esnek bir kanaldır.
RAHİM (UTERUS) : Rahim, kaslardan yapılmış, içi boş, ters duran armuda benzeyen, bebeğin gelişmesini sağlayan iç üreme organıdır. Kadınlık hormonlarının etkisiyle, iç tabakası her ay gebeliğe hazırlanır. Ancak gebelik oluşmadığında, bu doku adet ka­naması olarak dışarıya atılır. Rahmin vajinaya açılan kısmına rahim ağzı (serviks) denir.
KADIN KİTAPÇIĞI / 9
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
YUMURTALIKLAR: Rahmin dışında sağına ve soluna yerleşmiş, badem büyüklüğün­de iki adet organdır. Kadınlık hormonlarını ve kadın üreme hücresi olan yumurtayı üretirler.
TÜPLER (FOLLOP TÜPLERİ): Rahmin üst iki yanında, yumurtalıklarla rahim arasında bulunan içi boş kanallardır. Yumurtanın rahme geçişini sağlar. Yumurtacık hücresinin, sperm ile döllenmesi tüplerde gerçekleşir.
ERKEK ÜREME ORGANLARI
ERKEK ÜREME ORGANLARI
MENİ KESECİĞİ
İDRAD
YOLH
PENİS
(SEMEN) KESE
Erkek üreme organları, dış ve iç olarak ikiye ayrılır.
DIŞ ÜREME ORGANLARI
PENİS: Hem idrar hem meninin dışarı atılmabir g ı sdar.ğlapyeamnl, kas yapılı, kan s ama r-h larından zengin bir organdır. Spermlerin (erkek tohum hücreleri) hazneye atılmasını sağlayan taşıyıcı bir görevi de vardır.
Penis uzunluğu değişken olabilir ve penisin cinsel işleviyle boyutları arasında bilinen bir ilişki yoktur
HAYA TORBALARI (SKROTUM): Hayaların içinde bulunduğu deri torbadır.
İÇ ÜREME ORGANLARI
7
me
EME
HAYALAR (TESTİSLER): Haya torbaları içinde yerleşmiş, erkeklik hormonu ve erkek tohum hücrelerini üreten organdır. Sağda ve solda iki tane bulunur. Hayalar, ancak vücut ısısından daha düşük sıcaklıkta sperm üretebilir. Bu nedenle vücudun dışında yer almıştır.
10 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
EPİDİDİMİS: Testislerde üretilen döl hücrelerinin (spermlerin) bulundukları bölümdür.
TOHUM (SPERM) KANALLARI: Spermlerin testislerden çıktıktan sonra meni kese­ciğine ulaşmak için geçtikleri kanaldır. Her iki testisin toplayıcı bölümlerinden çıkarak yukarı uzanırlar. Prostatın içinden geçerek idrar yoluna açılırlar.
MENİ (SEMEN) KESECİKLERİ: İdrar torbasının yakınında, sperm kanallarına açılan ve spermlerin dışarı atılmak için toplanıp bekledikleri iki küçük keseciktir. Boşalma anında atılan sıvının (meni) bir kısmı bu keseciklerde üretilir. Spermler bu sıvı içinde beslenir ve hareket ederler.
PROSTAT: İdrar torbasının hemen önünde yer alan, spermlerin hareketini artırıcı sıvı salgılayan bir organdır. Salgıladığı sıvı, meninin bir bölümünü oluşturur ve cinsel ilişki sırasında kadının haznesindeki ortamı spermlerin hareketine uygun hale getirir.
e erkek ak vücut
İDRAR KANALI, BOŞALTMA Y OLU : Hem idrarın hem de meninin dışarı atıldığı, bir kısmı penis içerisinde yer alan kanaldır.
ERKEK TOHUM HÜCRESİ (SPERM)
r.
EkErrokrmekkoel ezkor ile r in taloke rhbi niud meX b hdsüiey ceYtrelerinde cinsiyet kromo­kzroommozuo olarauklu nburir. Xk adb ir de Y kromozomu bulunur. skKei sa,i ddeınXnds yiaya e i se, ciorn.zsomiyleart kromozomlarının ikisi de X yapısındadır
ssYpa ehuri pmm o uhl dürtucar eu hd Yüa ckb rreoebmse oini dölleyen sperm hücresi Y kro­mozomuu nda bebe hoipzo moun ld uğunda bebeğin cinsiyeti
sceai nrhskiipye eoktlid , X kromozomuna sahip olduğunda bebeğin cinsiyeti kız olur.
bbBae bebebdeai nnğ cgiinne ci nseiiyrdmetinacii n diyaeim a babadan gelen spermin
kcroinmsoiyoemt k reolimrleor.zomu belirler.
KIZLIK ZARI (HİMEcNns)e
Vajina girişine yakın, esnenkse, idnoycuem yba ir mzaak, rikdinıcri.s Bdea inzsaı nlzaran r laermıens ortasında bir ya da iki, ba­zılarında ise küçük ancak çok ddevelikler bulunur. Adet sırasındaki kanama ve vajinal sıvılar dışarıyi a nse b l u il r i a k d i, abnirb raletriınleır.c nEsenl dilgei rv olsmtekakdulaya b ikri liknstaen,n,b bairzlikıtle arında hiç delik bulunmaz. Bu durumda, ad et ka nam ası d ış arıy a ç ıkaavramaz. Kadına özgü vücut gelişimi olmasına karşın, 15 yaşö ı y n le a si n k e a h d o a ,r ae d yi e f t g er ö enreb m ir e y y a e an n t n ç n oc ö u ze k n la km a s n a immes g i; ötürülmelidir. İlk cinsel iliş­kide bütün ua btlsi ü lui r ğ z.l ub ü ku na b ra o nb z ,a i u slt le a on l r ma a reak , d a b gh ir be m ilriçkiktar kanama görülür. Bazı k işilerde zarın yapısı gereği
KADIN KİTAPÇIĞI / 11
8
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
ortasındaki deliğin normalden fazla büyük ve kalın olması nedeniyle, zar zedelenme­yeceği için ilk ilişkide kanama olmayabilir. Ayrıca, kız çocuklarının cinsel ilişki dı­şında beklenmeyen darbe nedeniyle de zarın zedelenmesi söz konusu olabilir.
Her kanamasız ilk ilişki için, kadının önceden cinsel birlikteliği olduğu düşüncesi doğru değildir.
Görülen hafif kanama, kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak ender de olsa fazla ka­nama görülebilir. Bu durumda hekime başvurulması gerekebilir.
CİNSEL FONKSİYONLAR
Cinselliğin iki temel işlevi vardır. Birincisi, cinsel doyum yaşamak, ikincisi de insan­ların üremesi ve neslin devamıdır.
Cinsel ilişki, birbirlerine cinsel ilgi ve istek duyan iki insanın, birlikte ürettikleri ve kar­şılıklı keyif aldıkları, her çeşit cinsel davranıştır.
Böylesine hoş, keyif veren bir yaşantının özen gösterilmemesi; mutsuzlukların, istenmeyen gebelik ve hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Buna bağlı olarak daha birçok toplumsal sorunlar görülebilir.
Cinsel ilişkiye girme isteği, bireyler için yaşam boyu zaman zaman değişebilir. Eşler arasında istek ve onay söz konusuysa; cinsel ilişki sıklığı ve biçimi için bir sınırlama yoktur. Bireylerin sorun olduğunu düşündüğü pek çok durum, yardım alındığında çö-zümlenebilen, bu konuda bilgisizliğe bağlı olarak farklı beklentilerden oluşan durumlar olabilir. İnsanlar birbirinden farklıdır. Bu fark cinsel yakınlıklarını ifade etme davranışla­rında da görülür. Neyin sorun olup, neyin olmadığı kadar, sorunun nedeninin bulunma­sı da, önemlidir. Bu sorunlar, çoğu çiftlerin birlikte, ayrıntılı olarak uzmanlar tarafından değerlendirilmesiyle ortaya çıkarılabilir. Sağlıklı insanlarda; yaşlanma, erkeklerin pros­tat ameliyatı geçirmesi, kadınların menopoz dönemine girmiş olması, cinsel yaşamı olumsuz yönde pek etkilemez.
Eşinizin beklentilerini ve isteklerini önemseyin DOĞURGANLIK, GEBELİK VE DOĞUM
Güvenli Annelik
Güvenli annelik; kız çocuğuna değer vermeyle başlar.
1. Anneye gebelik öncesi, anne ve bebeğe gebelik, doğum ve doğum sonrası tıbbi
bakım ve tedavi hizmetlerinin verilmesi,
2.İstenmeyen ve yüksek riskli gebeliklerin önlenmesi,
3.Gebelik, doğum ve doğum sonrası oluşabilecek risklerin tanımlanması ve önlenmesi
4. Anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasına yönelik önlemlerin alınmasıdır.
Anne ölümlerinin başlıca nedenleri:
12 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Ciddi kanama, enfeksiyon (mikrop kapma), gebelik toksemisi (zehirlenmesi), yüksek tansiyon, düşük vb.
Yenidoğan ölümlerinin başlıca nedenleri:
Doğum öncesi, doğum sırası ve sonrasında yetersiz bakım, enfeksiyon (bebeğin mik­rop kapması), doğum travması, oksijensiz kalması, yenidoğan tetanozu vb. Güvenli anneliğin gerektirdiği önlemlerin alınması halinde; anne ve yeni doğan ölümle­rinin büyük çoğunluğu önlenebilir niteliktedir.
Güvenli annelikte gebelik öncesi sağlık personelinden ya da konunun uzmanlarından danışmanlık hizmeti almak son derece önemlidir. Gebeliğin sağlıklı geçirilmesi açısın­dan muayene ve bilgilenme yararlıdır.
Adet Görme
Kadınlarda, ergenlik çağında cinsel olgunluğa ulaştıktan sonra,
ortalama her 28 günde bir vajinal kanama görülür. Buna “Adet Görme” denir.
Bu süre 21 ile 35 gün arasında değişebilir.
Vücutta tüm sistemlerde olduğu gibi, üreme ile ilgili olaylar da beyin tarafından yö­netilmektedir. Beyinle yakın ilişkide bulunan hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla yu­murtalıkları uyarır. Bunun etkisiyle, yumurtalıklardan çıkan bazı hormonlar, rahim iç tabakasının gelişmesinde etkilidir. Ayrıca bu hormonların etkisiyle her ay yumurtalıklar­dan birinde olgunlaşan yumurta yuvasını çatlatıp yumurtalıktan atılır. Yumurta, tüplerin ucunda bulunan ince uzantılar tarafından tüp içine çekilir. Rahime doğru ilerlerken 24 saat canlı kalır. Bu sırada spermle karşılaşırsa, döllenme gerçekleşir. Bir yandan da kadınlık hormonlarının etkisi ile rahim iç tabakası kalınlaşır ve gebelik için uygun ortam oluşur. Döllenmiş yumurta daha sonra tüplerden rahim içine geçerek rahim duvarına yerleşir.
Döllenme olmadığında; rahim iç tabakası birkaç gün içinde gerilemeye başlar ve yu­murtanın yerleşmesi için gelişmiş olan rahim dokusu kanamayla birlikte dışarı atılır. Yumurtlama adetten yaklaşık iki hafta önce olur. Yumurtlamadan önceki ve sonraki birkaç gün gebelik için en uygun dönemdir.
Adet görme sırasında her iki eşin istemesi halinde cinsel ilişki olabilir. Ancak rahim iç tabakasının kanaması nedeni ile mikrop kapma riski bulunabilir.
Hijyenik petler, kanamanın miktarına göre 3-4 saatte bir değiştirilmelidir.
KADIN KİTAPÇIĞI / 13
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Gebelik
- Cinsel ilişki sırasında, kadının haznesine boşalan spermler, rahim içine doğru hare­ket ederler. Spermlerden yalnızca biri, kadının tüplerinde karşılaştığı yumurtanın içine girerek dölleyebilir. Spermlerin kadın vücudunda yaşama süreleri yaklaşık 72 saat ol­duğundan, yumurtlama olayından kısa bir süre önceki cinsel ilişkiye ait spermler de yumurtayı dölleyebilirler
-  Döllenmiş yumurta gelişmeye başlar ve tüplerde ilerleyerek, 5-6 gün içinde rahme gelir, kalınlaşan iç tabakasına yerleşir. Bu tabakaya gömülerek gelişmesini sürdürür.
- Yumurtanın döllenmesi ve rahmin içine yerleşmesinden sonra, adet görme kesilir. Bu durum doğumdan sonra emzirme döneminde de bir süre devam eder. Gebelikle ilgili değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Rahim yavaş yavaş büyür.
- Bebeğin gelişimi tamamlanıncaya kadar devam eden yaklaşık 280 gün (9 ay 10 gün), sürerek doğumla sonlanır
Gebelik Belirtileri
Gebelikten şüphelenmeye neden olan ilk bulgu, adet kanamasının beklenen sürede ol­mamasıdır. Beklenen adetin gerçekleşmemesi durumunda, hekime gidip gebelik testi ile kesinleştirilebilir. Bununla birlikte;
^Bulantı ve kusma,
^Göğüslerde hafif büyüme, duyarlılık, bazen karıncalanma,
^Ağızda metalik tat,
^Yorgunluk, halsizlik, uyku hali,
^Vajinal akıntıda artış,
^Bazı yiyecek ve içeceklere karşı tiksinti, bazılarına karşı aşırı istek (aşerme),
^Hormonal değişikliklere bağlı olarak aşırı duygusallaşma,
^Sık idrara gitme görülebilir.
Gebelik bir hastalık değildir, fizyolojik bir olaydır.
GEBELİKTE BAKIM
Gebelik Sırasında Uygun Görülen Muayene ve Kontroller
Beklenen adet kanamasının olmaması ve gebelikten şüphelenilmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gebeliğin sağlıklı geçirilmesi için, sağ­lık kuruluşlarında kontrollerin düzenli olarak yapılması gerekir. Gebelik sürecin-ce en az 4 kez kontrole gidilmelidir.
İlgili hekim, gebeyi genel olarak muayene eder, idrar tahlili, kan tahlili, tansiyon, boy, kilo ve ödem (şişlik) yönünden değerlendirir. Son aylara doğru yeni doğan tetanozundan korumak için gebeye aşı yapılması gerekebilir. Gebenin durumuna
14 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
göre uzman hekimin önerisi doğrultusunda, bebeğin gelişimi, kalp atışları, ola­sı doğum tarihi ve çoğul gebelik yönünden ultrasonografik inceleme; bebeğin beyin, omurilik ve diğer organlarında olabilecek bozuklukların belirlenmesine yönelik 19-23. haftalar arasında ayrıntılı (renkli) ultrason; riskli gebeliklerde ano­mali varlığının tespiti için 14-18. haftalar arasında amniyosentez, üçlü tarama testi ve şeker testi gibi ileri incelemelere gerek duyulabilir.
Gebelik Döneminde Dikkat Edilecek Noktalar:
- Gebelik fark edilince hemen sağlık kuruluşuna muayene için gidilmelidir. Kronik has­talığı ya da başka bir sağlık sorunu varsa hekime bilgi verilmeli, öneriler doğrultusunda davranmalıdır.
-Muayenelere eşi ya da aileden biriyle gitmelidir. Hekimin gerek görmesi halinde mua­yenelere birlikte gitmeye devam edilmelidir,
-Yeterli ve dengeli beslenme tüm yaşam boyu çok önemlidir. Doğum öncesi ve loğusa­lıkta özellikle özen gösterilmelidir.
-Sigara ve alkol asla alınmamalıdır. Sigara dumanı olan ortamda bile bulunulmamalı-dır.
-Sorunsuz bir gebelikte, 1-2 saatlik dinlenme koşuluyla orta derecede hareketlilik ya­rarlıdır (Ör: Yürüyüş).
-Genel temizlik kurallarına daha çok özen gösterilmelidir. -Kayma ve düşmelere karşı önlem alınmalıdır.
-Gebelik döneminde sağlık kuruluşundan bebek bakımı ve beslenmesi ile ilgili danış­manlık almalıdır.
-Hekimin önerisi doğrultusunda tetanoz aşısı yaptırmalıdır.
-Gebeliğe özgü yakınmalar olabilir. İlgili sağlık personelinin önerileri doğrultusunda dav-ranılmalıdır. Vitamin dahil hekim önerisi olmadan ilaç kullanılmamalıdır. Hekim karar vermedikçe röntgen çektirilmemelidir. Röntgen çekilen yerlerden uzak durulmalıdır. -Ultrason muayenelerinin zararı yoktur. Gebelik süresince hekimin karar verdiği aralık­larla ultrason muayenelerine devam edilmelidir.
-Doğum mutlaka sağlık personeli yardımıyla yaptırılmalıdır. Doğum evi ya da hastane tercih edilmelidir.
-Annenin doğumuna yakın zamanda, gerekli eşyalar hazırlanmalıdır. Aileden destek olabilecek biri yanında bulunmalıdır. Babanın desteği son derece önemlidir.
ACİL OLARAK SAĞLIK KURULUŞUNA GÖTÜRÜLMESİ GEREKEN DURUMLAR!!
Gebede;
•Vajinal kanama, •Yüksek tansiyon, •Konvülziyon (Havale), •Baş ağrısı ve görme işlevinde değişiklik, •Yüksek ateş, •Aşırı halsizlik ve kendini kötü hissetme, •Şiddetli karın ağrısı, •Kusma,•Kötü kokulu vajinal akıntı, •Solunum güçlüğü ya da sık solunum, •Göğüs ağrısı, •Yüz, parmak ve bacaklarda şişme, •Vajinal suyun
KADIN KİTAPÇIĞI / 15
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
gelmesi, •Çocuk hareketlerinin hissedilememesi •Düşük tehdidi (vajinadan su ya da kan gelmesi vb.)
Gebelikte Cinsel Yaşam
Gebelik dönemi cinsel isteklerin devam ettiği bir dönemdir.
Ancak, cinsel ilişki sırasında rahim ağzının açılabileceği, düşük ve kanamaya yol açabileceği, erkek cinsel organının bebeğe zarar verebileceği gibi yanlış düşünce ve inanışlarla eşler cinsel ilişkiden kaçınma eğiliminde olabilirler. Ancak, bu dönemdeki düşüklerin önemli bir kısmı bebekteki organ bozuklukları nedeniyledir. Hekim yasak­lamamış ise ve her iki eşin kabul etmesi halinde, özenli davranmak koşuluyla gebelik sırasında cinsel ilişkinin sakıncası yoktur.
Hekimin öngörmesi halinde, gebelik sırasında cinsel ilişkinin sakıncalı olabile­ceği olası durumlar:
^Vajinal kanama,
^Vajinal suyun gelmesi,
^Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü
^Erken doğum riski,
^Çoğul gebelik,
^Gebeliğin son ayları,
DOĞUM
Doğum, çiftlerin mutluluğunu etkileyebilen bir olaydır. Mutlaka sağlık personeli tara­fından yaptırılmalıdır. Babanın anneye, doğumun her aşamasında destek olması son derece önemlidir.
Doğum, rahmin düzenli kasılmaları sonucu rahim ağzının incelerek açılmasıyla başlar. Bu sırada, jölemsi bir salgıyla karışık, az miktarda bir kanama olur, buna “nişan” de­nir. Kasılmalar şiddetlidir ve belli aralıklarla ağrı gelir. İlk doğumlarda ağrılar ortalama 10-12 saat kadar sürebilir ve bebeği rahim ağzından geçecek biçimde ilerletir. Daha sonraki doğumlarda bu süre 4 saate kadar inebilir. Rahim boynu bütünüyle genişledi­ğinde bebeğin içinde bulunduğu su kesesi, doğumdan önce yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Yirmi dakika ile 1 saat içinde bebek rahim ağzından vajinaya geçerek bebek doğar. Bebeğin tüm gebelik boyunca eş (plasenta) ile ilişkisini sağlayan göbek kordonu, bebek doğunca kesilerek bağlanır. Son olarak doğumun ardından 10-15 da­kika içinde rahim kasılarak artık görevi kalmayan plasentayı da dışarı atarak doğum sonlanır. Plesanta; gebelik boyunca anne ile bebek arasında kan başta olmak üzere her türlü maddenin alış verişini sağlayan organdır.
Tekrar Gebe Kalmadan Önce Bu Sorulara Cevap Vermelisiniz:
16 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•Yaşınız 18’den küçük veya 35’ten büyük mü?
•Son gebeliğiniz 2 yıldan kısa mıdır?
•Gebeliklerinizin sayısı 4’ten fazla mıdır?
•Şeker hastası mısınız?
•Tansiyonunuz yüksek mi?
•Kalp hastalığınız var mı?
•Böbrek hastalığınız var mı?
•Gebelikte kanama geçirdiniz mi?
•Gebelikte havale geçirdiniz mi?
•Üst üste birkaç kez düşük yaptınız mı?
•Rahim ya da diğer üreme organlarınızdan ameliyat oldunuz mu?
•Doğurduğunuz çocuklarda engellilik var mı?
Yukarıdaki sorulardan yalnızca birine bile “evet” yanıtı verilmiş ise mutlaka he­kime başvurulmalıdır.
KISIRLIK
Ortalama bir yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına karşın, çocuk sahi­bi olamayan çiftlere infertil ( kısır ) denir. Kısırlığa yol açan nedenler, hem erkeğe hem de kadına özgü olabilir. Bu nedenle; eşlerin her ikisinin de muayene edilmesi gerekir.
Kısırlığa Yol Açan Erkeğe Özgü Nedenler:
^Sperm sayısının yetersizliği,
^Sperm kanallarındaki tıkanıklıklar,
^Testis travması,
^Hormonal bozukluklar,
^Varikosel (Testis toplardamarlarının genişlemesi),
^Geçmişte kabakulak mikrobunun yol açtığı testis iltihabı,
^Geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
^Bazı ilaçlar
^Sigara ve alkol
Kısırlığa Yol Açan Kadına Özgü Nedenler:
^Hormon bozuklukları, ^Yumurtalık iltihabı, ^Yumurtlamanın olmaması, ^Kanalların tıkanıklığı, ^Rahmin şekil bozukluğu,
KADIN KİTAPÇIĞI / 17
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
^Geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
^Trikomonas vajinalis paraziti (geçici kısırlığa yol açabilir),
^Vücutta spermlerin ölmesine neden olan maddelerin (antikor) gelişmesi,
^Sigara ve alkol.
MENOPOZ
Kadının üreme yeterliliği daha çok 15-49 yaşlar arasıdır. Menopoz, genellikle 45 ya­şından sonra kadınlık hormonlarının azalması ve yumurtlama işlevinin seyrekleşerek zamanla durması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.
Adet düzensizlikleri, adet aralığının uzaması ile başlayabilir. Ateş basması, terleme, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, cinsel istekte azalma, vaginada kuruluk, kemik yoğunluğunda azalma, meme dokusu değişiklikleri, kilo alma gibi belirtilerle devam edebilir.
Menopozun getirdiği olumsuzlukların kontrol altına alınması olanaklıdır. Bunun için ko­nunun uzmanlarından ya da menapoz kliniklerinden hizmet alınmalıdır
AİLE PLANLAMASI
Aile Planlaması; kişilerin istedikleri zaman, bakabilecekleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır. Çocuk sahibi olamayanlara da destek olunmaktadır. Aile planlaması­nın sağlık hizmetleri içerisinde önemli yeri bulunmaktadır.
Aşırı doğurganlık; annenin, çocukların ve ailenin sağlığını olumsuz yönde etkiler.
Bir kadının;
•18 yaş altında, 35 yaşın üzerinde gebe kalması,
•2 yıldan daha sık aralıklarla doğum yapması,
•4 ve 4’ten daha fazla çocuk sahibi olması,
hem kendisinin hem de çocuğunun hastalık ve ölüm riskini artırır
Bu nedenle; gebelikten korunma yöntemlerine gereksinim bulunmaktadır.
Tüm bu sorunların çözümü,
özellikle istenmeyen gebeliklerin önlenmesi,
çiftlerin danışmanlık hizmeti alarak, etkili aile planlaması yöntemlerini kullanmaları ile olanaklıdır
Aile Planlaması Danışmanlığı; cinsel yaşamınız ve aile planlaması ile ilgili gereksi­nimlerini ortaya çıkarır, buna yönelik bilgi almanızı sağlar. Bilinçli ve gönüllü olarak size ve eşinize uygun aile planlaması yöntemi seçmenize yardımcı olur.
İstenmeyen gebelikler yalnızca kadınların sorunu değildir. Çözüm arayışına er­kek ve kadın birlikte yönelmelidir.
18 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ
Kadına ait yöntemler ve erkeğe ait yöntemler olmak üzere 2’ye ayrılır. Kullanılacak yönteme eşler ve ilgili sağlık personeli birlikte karar vermelidir.
KADINA AİT YÖNTEMLER
ERKEĞE AİT YÖNTEMLER
MODERN (ETKİLİ) YÖNTEMLER
MODERN (ETKİLİ) YÖNTEMLER
1.GEÇİCİ YÖNTEMLER
2.KALICI YÖNTEMLER
1.GEÇİCİ YÖNTEMLER 2.KALICI YÖNTEMLER
(Bırakıldığında gebe          (Geri dönüşü olmayan
kalınabilen yöntemler) yöntemler)
(Bırakıldığında gebe kalınabilen yöntemler)
(Geri dönüşü olmayan yöntemler)
Rahim içi araç (RİA-
Spiral)
Gebeliği önleyici
hormon içeren haplar
Gebeliği önleyici
hormon içeren iğneler
Deri altı kapsülleri
(implanon)
Diyafram
Sperm öldürücüler
Kadın kondomu
Tüplerin ameliyatla bağlanması (Tüp ligasyonu)
Kondom (Kaput, kılıf, prezarvatif)
Sperm geçiş kanalların ameliyatla bağlanması
(Vazektomi)
KADINA AİT AİLE PLANLAMASI YÖ.N RATHEMMÇL AREARÇ İ(
MODERN KORUNMA YÖNTEMLERİ
A-Geçici Yöntemler: Bırakıldığında gebKeor ukyuacu lıunua %b9i8l’edirn. yöntemlerdir.. a. RAHİM İÇİ ARAÇ (RİA, ALET, SPİR A Ç L ka ) r : t
uygundur.
•Rahmin içine yerleştirilen küçük, plastik bir araçtır •Bakır ve hormon içeren türleri vardır
•Spermin üst genital yollara ulaşmasına ve                           meye ger
role 1
döllenmeye engel olur.
Koruyuculuğu %98’dir.                 
•Bakırlı olanlar yaklaşık 10 yıl korur.
\ " I
ar da
gören k
•Çıkartıldığında hemen gebe kalınabilir •Hiçbir ilaçla etkileşimi yoktur.
öre da
n kolay
•Emziren kadınlarda da uygundur.
•Kullanım süresi sonunda RİA değik ş G a t e !tiril r l a y eceği z aman r n a u l m a r r l a ar vermeden hemen ye­nisi uygulanabilir; rahmi dinlendirmd e et y ler e i a g r e a r r e l v k a y de o t k k anta u m r a . s
e
KADIN KİTAPÇIĞI / a 9
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•Herhangi bir yakınma yoksa, RİA uygulandıktan sonra ilk kontrole 1’inci ayın sonunda, diğer kontrollere yılda 1 kez gidilmelidir.
•Kadının gebe olmadığından emin olunan herhangi bir zamanda uygula­nabilir. Uygulama sırasında adetli olmak gerekli değildir. Ancak kadın adet görürken RIA uygulamasının yararı da bulunabilir. Adet gören kadın;Gebe değildir. Rahim ağzı diğer zamanlara göre daha açık olduğundan kolay uygulanır.
Dikkat!
Kullanılmaması Gereken Durumlar
•Gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar
•Adetleri aşırı ağrılı ve adet kanaması çok fazla olan kadınlar
•Rahminde ya da diğer üreme organlarında iltihap ya da yapı
bozukluğu bulunanlar
•Rahminde ya da diğer üreme organlarında kanser olanlar
b. GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ HAPLAR
•Kadınlık hormonlarını (östrojen ve progesteron) içeren haplardır •Kadının yumurtalıkla r ındaudnra t kayil usk almal gr u nyrd t a hücurterrtaas inin (esori nmvum) gmmei )n l giişçe iilnip p ag etılçmml meaas ssi nın ı n nel egnr e.g eerller •Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. •Doğru kullanıldığında % 99,9 etkilidir. Adet öncesi gerginliğ i ve addet ağ rısını a zaltır •Adet kanamaları miktarca az ve düzenli hale gelir. •Kansızlığı az altır.
•Rahim ve yu murtahliık vkea ynusmeurlealrkin kea nksaerrlşerıi ko rauryu kcourudyur. •Dış gebeliği önlDer.
•Bırakıldığınd a hBermakelnd gebe ekmaelın abilir. •Anne sütünün kalitesini bozar ve m iktarını azalt ır. •Kan basıncını yük n b a ltebilie r r .
•Sigara içenlerds e on k ra a g lü p n-da 1 m 5 a ver d h aastalığ s ı a r y i s da kis n igi ar kinırır. rÖ hizçe klli elli e e 35 yaşından son­ra günde 15 ve daha fazla sayıda sigara içenler hiç kullanmamalıdır.
•Adetin ilk 5 günü iç ind e baş lçainndm ablıdır
-1. gün başlanırsa 1 k. goürnu byauculursk hoermuyuecnu ba şleamr.
-İlk günden Ü ssot nüsrtae baüşnla nıurtsualu r1s ah, aen ft gae ek yönftaem yö r; emonör;om.e) •Üst üste 2 gün k ulinniuitnue lursvau, uelmn agldr 72 saat içinde mutlaka bir aile planlaması kliniğine başvurulmalıdır
c. MİNİ HAP
•Kadınlık ho rmonladrnındaonr yanllnaırzncda b irini c(prboirginei (sptreogrosnt) içne) riçir.
•Anne sütün ü etkilem seütdiği için m e e m dizi iren n e kadınnlar dl a a k ullaunllaanbilirli.r .A Annccaakk ü ülkmeizmizde
henüz bulunmahmenaüzktbaudluır.
20 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
ç. AYLIK İĞNE
• g D öre ü d z ah e a n li o old la u r u a nd k a n a ko y la d y a bir kez iğne şeklinde uygulanır ve kadınlık hormonlarını (öst-rojen ve progesteron) içerir
• arKadının yumurtlamasını engeller
•Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştıraKradankn, usmpuretlarmmasin nrgaellherm. in içine geçmesini önler •Doğru uaz yeapn ulandığında %99,9 etkilidir. im
A_l_i. _l ■■______■___l_ O _ I_____________________________________
•Adet düzeninde 3 aylıakr iğnelere göre, daha az değişiklik yapar.
•R ahim ve yumurtalık kanserine ka•Dış gebelikği engeller.
e       -I
e İ s l t k er o a ylarda a pla ar r.a kanaması yapabilir
•Anne sütünün miktarını azaltıp, kalitesini bozabilir.
•Sigara içenlerde kalp-damar hastalığı riskini artırır. Özellikle 35 yaşından son­ra sigara hiç kullanılmamalıdır.
•Ayda bir kas içine (kola ya da kalçaya) enjekte edilir. •İğne yapıldıktan sonra iğne yeri ovulmamalıdır.
•Adet kanamasının ilk 3 günü içinde yapıldıysa, hemen korumaya başlar •Beşinci günden sonra yapıldıysa, 1 hafta süreyle ek bir aile planlaması yön­temi kullanılmalıdır.
•İğneler zamanında ve düzenli olarak her ay yapılmalıdır. -Üç günü aşan bir gecikme olursa, kişinin gebe olmadığından emin olunma­lıdır.
d. ÜÇ AYLIK İĞNE
Düzenli olarak 3 ayda bir kez iğne şeklinde uygulanır ve kadınlık hormonlarından birini (progesteron) içerir.
•Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. •Kadının yumurtlamasını engeller. •Düzenli uygulandığında %99,9 etkilidir.
•İleri yaştaki ve/veya östrojen kullanamayan kadınlarda da kullanılabilir. •Rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı koruyucudur. •En sık görülen yan etkisi, adet düzensizliği ve adet görememedir. •Bazı kadınlarda kullanım bırakıldığında adet ve doğurganlığın geri dönüşü geci­kebilir.
•Emziren anneler kullanabilir (6 haftadan sonra). •35 yaş üzerindeki kadınlar kullanabilir. •Bırakıldıktan sonra bir süre gebelik gecikebilir. •Üç ayda bir kas içine (kola ya da kalçaya) enjekte edilir. •İğne yapıldıktan sonra iğne yeri ovulmamalıdır.
•Adet kanamasının ilk 5 günü içinde yapıldıysa hemen korumaya başlar. •Beşinci günden sonra yapıldıysa 1 hafta süreyle ek bir aile planlaması yön­temi (Ör; kondom) kullanılmalıdır.
KADIN KİTAPÇIĞI / 21
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Dikkat!
Kullanılmaması Gereken Durumlar
Meme kanseri öyküsü, tanısı ya da şüphesi olanlar ,
•Nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar,
•Devam eden karaciğer hastalığı olanlar,
•Kalp krizi ve felç geçirmiş olanlar,
•Kalp damarlarında hastalık ve ağır hipertansiyonu olanlar,
•Şeker hastaları,
e. DERİ ALTI KAPSÜLLERİ
•Kadınlık hormonlarından birini (progesteron) içeren ince ve yumuşak bir kapsül­dür.
•Cilt altına yerleştirilir.
•Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. •Kadının yumurtlamasını engeller. •Koruyuculuğu %99,9’dur. •Üç yıl süre ile korur.
•Anne sütünün kalitesini bozmaz, miktarını azaltmaz. •24 saat içerisinde korumaya başlar. •Emziren anneler (6. haftadan sonra) kullanabilir. •Sigara içenler kullanabilir.
•40 mm. uzunluğunda ve 2 mm. Çapında olan kapsül cilt altına yerleştirilir. •Üç yıl sonra kapsülün içerdiği hormon tükenir ve istendiğinde yeniden takıl­ması gerekir. •Adet döneminin ilk 5 günü içinde uygulanabilir.
Dikkat!
Kullanılmaması Gereken Durumlar
•Meme kanseri öyküsü, tanısı ya da şüphesi olanlar
•Nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar
•Devam eden karaciğer hastalığı olanlar
Kalp krizi ve felç geçirmiş olanlar,
•Kalp damarlarında hastalık ve ağır hipertansiyonu olanlar, •Şeker hastaları,
f. DİYAFRAM
•İnce kauçuktan yapılmış, rahmin ağzını örten, şapka şeklinde bir araçtır.
•Spermlerin hazneden rahme geçmesini engeller.
•Doğru kullanıldığında %94 koruyucudur.
•Cinsel ilişkiden önce yerleştirilir ve ilişkiden en erken altı saat sonra çıkarılır.
22 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•Doğru kullanılırsa, aynı diyafram yıkanıp kurulanarak iki yıl süreyle kullanılabilir.
•Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
•Her cinsel ilişkiden önce sperm öldürücü ilaç (spermisit) uygulanmalıdır.
g. SPERMİSİTLER (SPERM YOK EDİCİLER)
•Hazneye konularak uygulanan fitil, jel, köpük ve tabletlerdir.
•Spermleri hazne içinde öldürerek gebeliği önler.
•Doğru kullanıldığında %94 koruyucudur.
Her cinsel ilişkide yeniden kullanmak gerekir.
Emziren kadınlar da kullanabilir.
•Tabletlerin erimesi için cinsel ilişkiden 10 – 15 dakika önce vajinanın derinine uygulanmaları gerekir. •Etkisini tam gösterebilmesi için cinsel ilişkiden sonra da en az 6 saat vajina hiçbir sebeple yıkanmamalıdır.
•Vajinanın doktor tarafından önerilmedikçe, herhangi bir sebepten yıkanma­sı doğru değildir. Doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artıracağından önerilmez.
ğ. KADIN KONDOMU
•Kadın tarafından kullanılan, ince, saydam, yumuşak plastikten yapılmış, uçlarında iç ve dış olarak iki değişik boyda halka bulunan, lateks bir kılıftır. •Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meni içerisindeki spermlerin kadın haznesine dökülmesini engeller. •Her cinsel ilişkide yenisi kullanılmalıdır.
• Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, Hepatit-B, Frengi, Bel Soğukluğu, Klamidya vb.) korur. •Cinsel ilişki öncesinde, kadının vajinasına yerleştirilir.
B-Kalıcı Yöntemler: Tekrar gebe kalınması söz konusu değildir. Uygulandığında geri dönüşü olmayan yöntemdir.
a.TÜPLERİN BAĞLANMASI (TÜP LİGASYONU)
•Kadında yumurtayı taşıyan tüplerin ameliyatla bağlanmasıdır.
•Tüpler kapatılınca, kadının yumurta hücresi sperm ile birleşemediğinden döllenme
olmaz.
Koruyuculuğu çok yüksektir.
•Etkisi hemen başlar.
•Anne sütüne zararlı etkisi yoktur.
•Cinsel isteği azaltmaz, ilişkiyi etkilemez.
•Yan etkisi yoktur.
KADIN KİTAPÇIĞI / 23
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
•Kalıcıdır. Geri dönüşü olanaklı bulunmadığından aile çok iyi bilgilendirilmeli, karar vermeden önce eşler çok iyi düşünmelidir.
“Yumurtalama zamanının belirlenmesi”, “emzirme” ve “vajinal yıkama” diye de bilinen geleneksel uygulamalar, gebelikten korunmak için etkili değildir. İstenmeyen gebeliklerden korunmanın en bilimsel ve doğru olanı, ilgili sağlık personeline danışılarak etkili, modern bir yöntemi uygulamaktır.
ACİL KORUMA
Planlı olmayan, korunmasız cinsel ilişki sonrası, özellikle kondom yırtılması ya da teca­vüz gibi durumlarda gebelik riskini ortadan kaldırmak amacıyla alınan önlemlere denir. Böyle durumlarda 72 saat içinde zaman geçirmeden aile planlaması hizmeti sunan bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Gebelikten korunmak amacıyla kullanılan bir yöntemden kaynaklandığı düşünü­len bir sorunun farkedilmesi halinde, sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
BAZI CİNSEL SAĞLIK SORUNLARI
Cinsel sorunlar, bireylerin cinsel yaşamlarındaki, beklentilerinin karşılanmamasına ne­den olur.
Cinsel Sağlık Sorunların Genel Nedenleri:
•Kişisel farklılıklar (yaş, cinsiyet, öğrenim durumu vb.)
•Kültürel farklılıklardan kaynaklanan çatışmalar,
•Yaşam koşulları,
•Duygusal sorunlar (depresyon, anksiyete, geçirilmiş kötü deneyim, gebe kalma ve
cinsel yolla bulaşan hastalık kapma korkusu
•vb.),
•Bedensel sorunlar (hormon düzensizlikleri, kalp-damar
ve metabolizma hastalıkları,sürekli ilaç kullanma zorunluluğu),
•Eşle ilişkilere bağlı nedenler (ekonomik sıkıntı, geçimsizlik,
cinsel tercihler vb.),
•Toplumun kadına ve kız çocuğuna ayırımcı bakışı,
•Yetersiz ve yanlış bilgilenme
Kadına Özgü Bazı Cinsel Sorunlar
*
CİNSEL İSTEKSİZLİK
•Cinsel istek azlığı/yokluğu; hatta cinsel ilişkiye, cinsel organlara ya da sıvılara tiksin­me şeklinde görülebilir. Bu durumu yaşayan kadınlar, zaman zaman orgazm sorunu yaşayabilirler.
24 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
CİNSEL UYARI BOZUKLUKLARI
•Cinsel ilişki boyunca bazen zevk almaya yetecek kadar uyarılma oluşamayabilir. •Yeterli vajinal ıslaklık olmadığı durumlarda, tahriş sonucu ağrı ve yanma olabilir.
VAJİNUSMUS: Cinsel ilişki sırasında istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi ve ilişkide ısrar edilmesi durumunda ağrı yaşanmasıdır.
Yukarıda belirtilen sorunların nedenleri arasında;
•Cinsel organlara ya da hormonal dengeye ait bozukluklar , •Bazı ilaçlar,
•Olumsuz cinsel deneyimler, •Kendine güvensizlik,
•Eşi ile cinsellik dışında sosyal paylaşımın yeterince olmaması, •Farklı cinsel kimlik ya da farklı tercihler, •Yoğun stres ve depresyon, •Çocukluk dönemindeki takıntılar, •Yanlış/yetersiz cinsel bilgi, •Taciz ve tecavüze uğrama,
•Eşine yeterince ilgi duymamakla ve/veya eşini çekici bulmamakla gelişen cinsel isteksizlik,
•Kronik hastalıklar (diyabet, kalp-damar vb.), •Menopoz,
•Yetiştiği ailede geçimsizlik,
•İlk cinsel ilişkide ağrı duyacağı düşüncesi nedeniyle abartılı korku ve kaygı geliş­mesi,
•Cinsel ilişkiyi paylaşımdan çok, eşine karşı görev olarak algılaması, •Vajinanın zedeleneceği endişesi, •Suçluluk duygusu,
•Cinsel yolla bulaşan hastalıklar başlı başına cinsel sağlık sorunu olduğu gibi, diğer sorunların da nedeni olabilir.
CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLAR (CYBE)
Yaygın olarak korunmasız cinsel ilişki ile bulaşan, genellikle cinsel organlarda bulgu veren ve çoğunlukla belirti göstermeden seyreden hastalıklardır. Cinsel sağlık bilgileri yetersiz olan gençlerin CYBE’lere yakalanma riski artmaktadır.
a.CYBH’lerin Önemi ve Genel Özellikleri:
►Daha çok korunmasız cinsel ilişki ile bulaşırlar.
►Çoğunluğu (yaklaşık %70’i) belirti vermeden seyreder.
►Belirtiler daha çok cinsel organlarda ya da yakınlarındadır. Bazı belirtiler CYBE dı-
KADIN KİTAPÇIĞI / 25
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
şındaki hastalıklarda da görülebilir. Frengide olduğu gibi kimi yaralar ağrısızdır. ►Bir CYBE’de yara biçiminde belirti varsa, bu yaradan bir diğer CYBE’nin bulaşması kolaylaşır.
►Kimilerinin tam tedavisi var, kimilerinin yoktur. Tedavisi olup önemsenmeyenlerin ve ihmal edilenlerin süregenleşmesi, kısırlık ve diğer sorunlara yol açması olasılığı art­maktadır. HIV/AIDS’te olduğu gibi ölümcül de olabilir.
►Toplumdaki algısı gereği, CYBE’lerden utanma ve gizleme eğilimi bulunmaktadır. Bu durum doktora başvurmayı, tedavi olma ve önlem almayı geciktirmekte, başkalarına giderek daha çok bulaşmaktadır.
►CYBE’lere bağışıklık gelişmez. Genel vücut direnci hastalık gidişini etkiler. Önlem alınmaması halinde birey bir CYBE’ye birçok kez yakalanabilir
b.Başlıca CYBE’ler:
•Bel soğukluğu (Gonore) •Frengi (Sifiliz) •Yumuşak Çıban (Şankır) •Klamidya •Trikomonas •Hapatit B ve C sarılığı •HIV/AIDS •Cinsel organ siğilleri (genital siğil) •Cinsel organ uçuğu (genital herpes)
c. Bulaşma Yolları: ►Korunmasız Cinsel İlişki:
•Her türlü cinsel ilişki ile bulaşır. Hastalık etkenlerini taşıyan bireyin penis, vajina, anüs, ağız boşluğu ve bunların salgıları, sağlıklı bireye cinsel ilişki sırasında bula­şabilir. •Ateşli öpüşmeler sırasında oluşabilen yaralardan da hastalık etkenleri bulaşabilir.
►Kan Yolu: Frengi, Hepatit-B ve C sarılığı ve AIDS etkenleri vücuda girdikten sonra
kan ve doku sıvılarında çoğalır. •Kontrolsüz kan nakli,
•Hastalıklı bireyler için kullanılmış ve daha sonra mikropsuz hale getirilmemiş kulak delme, dövme, akupunktur, sünnet aletleri, •Ortak kullanılan diş fırçası, jilet ve tıraş bıçağı, •Madde bağımlılığı nedeniyle ortak enjektör kullanımı ile CYBE’ler bulaşabilir.
►Anneden Bebeğe Geçiş: Frengi, Hepatit B ve C sarılığı ve AIDS etkenleri anneden
bebeğe gebelik, doğum, emzirme sırasında geçebilir.
ç.Genel Belirtileri:
►Penis, vajina ya da anüsde;
•Normal olmayan pis kokulu akıntı,
•Kaşıntı,•Şişlik,
•Kızarıklık,•Yara, yumru, döküntü (Frengide ağrısız, diğerlerinde ağrılı) ►İdrar yapma sırasında yanma, sızı ve ağrı, ►Karnın alt bölümünde ağrı ve duyarlılık, ►Cinsel ilişki sırasında acı duyulması,
26 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
►Kasıklarda şişlik (Lenfadenopati),
►Ender olarak ateş, bulantı, halsizlik, kırıklık ve üşüme gibi genel belirtiler de görüle­bilir.
►Bel soğukluğu mikrobu bebekte göz iltihabına ve körlüğe neden olabilir. Doğumsal frengide burun kökü çöküklüğü, birçok organda yara ve sakatlıklara yol açabilir.
d.Sonuçları ve Yol Açtığı Diğer Hastalıklar:
►Kısırlığın en önemli nedenlerinden biri, tedavi edilmemiş CYBE’lerdir. ►Kadınlarda rahim ağzı kanserlerinin oluşmasına neden olabilirler. ►Hepatit B ve C’nin karaciğerde kanser ve siroza yol açtığı bilinmektedir. ►Bağışıklık sisteminin yetersizliğine neden olan AIDS, gerek mikrobik gerekse mikro­bik olmayan, kanser ya da sistem ile ilgili birçok hastalığa yol açmakta ve ölümlere neden olmaktadır.
e.Tedavide İlkeler:
►Çoğunun tedavisi olanaklıdır.Erken tanı ve tedavi önemlidir. Geciken tanı ve tedavi hem tedavi başarısını düşürür, hem de birçok hastalığa neden olur. ►Hastanın tedavisi, eşiyle birlikte yapılmalıdır. Yalnızca bir eşin tedavi edilmesi soru­nu çözmez. Hastalık yeniden diğer eşine bulaşır.
►Tedavi sürdürülürken, olanaklıysa birey cinsel ilişkide bulunmamalıdır. Cinsel ilişki isteniyorsa kondom kullanılmalıdır.
►Eczaneden ulu orta alınan ya da birinin önerisiyle kullanılan ilaçlar son derece sakın­calıdır. Hem tedaviyi güçleştirir, hem de başka hastalıklara neden olur. Mutlaka hekime başvurulmalı, önerilen tedavi yaptırılmalıdır.
f.CYBE’lerden Korunmak İçin Genel Önlemler:
►Tek eşlilik son derece önemlidir. Ancak her iki eş birbirine sadık olmalıdır. ►Her türlü cinsel ilişkide kondom kullanılmalı. Kondom hem gebelikten hem de CYBE’lerden koruyan en önemli yöntemdir.
►Gerektiğinde kullanılacak kan ve doku kontrol edilmiş (test uygulanmış) olmalıdır. ►Tek kullanımlık enjektör kullanılmalı. ►Diş fırçası, tıraş bıçağı ve jilet ortak kullanılmamalı.
►Sünnet, akupunktur iğnesi, dövme iğnesi ve aletleri, manikür-pedikür makası ve di­ğer tıbbi aletler tekniğine uygun steril edilmeli (mikropsuzlaştırılmalı). ►Yeni doğan bebeğin gözüne gümüş nitrat damlatılmalı (hastanede). ►HIV taşıyan bir anneden doğan bebeğin kan testi negatif ise (mikrop yoksa) emzi-rilmemeli.
►HIV pozitifli bir anne kabul ediyorsa, gebelik sonlandırılabilmeli, bebeği doğurmak istiyorsa doktorun önerisi ile HIV/AIDS tedavisi almalıdır. Gebelikte uygulanan HIV/ AIDS tedavisi, virüsün bebeğe geçme olasılığını %30’lardan %5-10’lara düşürmekte­dir. AIDS ilaçları bebeğe zarar vermez.
KADIN KİTAPÇIĞI / 27
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
►Koruyuculuğu yüksek olduğu için, tüm bireyler Hepatit-B aşısı yaptırmalıdır. Ancak Hepatit-C’nin aşısı henüz yoktur.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korunmanın Yolu; Tek Eşlilik ve Kondom
CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİĞİ
1.Vajinanın içini yıkamak doğru değildir. Kendi koruyucu ortamını bozarak mikropların gelişimine neden olabilir.
2.Teharetlenmede temizliğin önden arkaya (önce ön, sonra arka )yapılması çok önem­lidir.
3.Anal (makat) ilişki sakıncalıdır.
4.İlişki öncesi ve sonrası, genital bölge temizliğine dikkat edilmesi gerekir. 5.Uygun aralıklarla banyo yapılmalı, çamaşır değiştirilmelidir. 6.Adet döneminde mikrop kapmayı önlemek için hijyenik ped kullanılmalıdır. 7.Cinsel organ çevresindeki kıllar fazla uzamadan, hijyen kurallarına uyarak traş edil­melidir.
8.Toplu kullanılan tuvaletlerde kirli suyun genital ve anal bölgeye sıçramamasına dik­kat edilmelidir.
KALITSAL (GENETİK) HASTALIKLAR VE ÖZÜRLÜLÜK
Kalıtsal hastalık, bir bireyin genetik materyali,
yani kromozom ve genlerindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan hastalıktır.
Anne- baba sağlam görünmesine karşın, kromozom ya da genlerdeki bozuklukların
taşıyıcısı olduklarında hastalık, bebek ve çocuklarda ortaya çıkabilir.
Kalıtsal hastalıklar, toplumda sık rastlanan, yalnızca bireyin kendisini değil, son­raki nesilleri de etkileyen (nesilden nesile geçen) hastalıklardır.
ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN NEDENLER
a.ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇABİLEN GEBELİK ÖNCESİ VE GEBELİK SIRASINDA KARŞILAŞILAN NEDENLER
*Akraba evliliği ve kalıtım: Aralarında kan bağı bulunan kişilerin bebeklerinde kalıtsal olarak geçen ve engelliliğe neden olan hastalıkların ortaya çıkma olasılığı yüksektir.
28 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
*Kan uyuşmazlığı: Anne kan grubunun negatif (-), baba kan grubunun pozitif (+) olduğu durumlarda gelişir. Bu tür bebeklerde şiddetli yenidoğan sarılığı, sakatlık ve ölüm ortaya çıkar. Bazen bebeğin kanının değiştirilmesi gerekebilir. Gebelik öncesi ve sırasında saptanmış olması halinde gebelik hekim kontrolünde geçirilmeli, önerilen tarihlerde gerekli testleri yaptırmalıdır. Daha sonraki bebeklerde kan uyuşmazlığının olumsuzluklarını önlemek için, doğumdan hemen sonra ilk 48 saat içerisinde önerilen iğneyi anneye yaptırmak gerekir.
*Gebelik sırasında anne yaşının 35 ve üzerinde olması özellikle down sendromu olasılığını artırır,
*Gebelik boyunca (özellikle ilk 3 ay içerisinde) annenin; Hekim önerisi dışında ilaç kullanması, Sigara içmesi ya da sigara dumanı ortamlarında bulunması, Alkol kullanması,
Kimyasal maddelere maruz kalması, Radyasyona maruz kalması, Aşırı stres duyması, Yetersiz ve dengesiz beslenmesi,
Başta kızamıkçık olmak üzere, anne karnındaki bebeği kötü etkileyen bulaşıcı hasta­lıkların (TORCHS=Toksoplazmoz, kızamıkçık, sitemegalovirüs, hepatit B ve C, frengi) geçirilmesi ya da etkenlerin taşınması,
b.ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇABİLEN DOĞUM SIRASINDA KARŞILAŞILAN NEDENLER
*Doğumun uzun sürmesi ve bebeğin oksijensiz kalması,
*Doğumun sağlık personeli olmayan kişilerce yaptırılması ve yanlış uygulamalar,
*Bebeğin kaza ya da kafa travması geçirmesi,
*Zehirlenme,
*Bebeğe hekimin önerisi dışında ilaç verilmesi.
c.ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇABİLEN DOĞUM SONRASI KARŞILAŞILAN NEDENLER
*Yenidoğan döneminde rastlanılan metabolik sorunlar (Feniketonüri, hipotroidi)
*Yeni doğan sarılığının uzun ve şiddetli sürmesi,
*Psikolojik ve sosyal sıkıntılar,
*İş kazaları ve meslek hastalıkları ,
*Ev kazaları,*Trafik kazaları, *Çevresel faktörler, *Yaşlılık, *Doğal afetler.
ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN KALITSAL HASTALIKLAR
AKDENİZ ANEMİSİ (TALASEMİ)
Hücrelere oksijen taşıyan alyuvarlarda bulunan hemoglobin üretiminde doğuştan sorun
KADIN KİTAPÇIĞI / 29
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
olduğu için, dokulara yeterince oksijen taşınamaz. Bu nedenle kansızlığı düşündüren, deride koyu sarı renk görülür. Dokuların oksijen gereksinimi sonucu kemik iliği aşırı uyarılır. Bu nedenle alın ve yüz kemiklerinde genişleme söz konusudur. Buna bağlı olarak, alın öne doğru çıkık, kafanın en tepesinde oluksu çukurluk gelişir. Ayrıca ço­cukta büyüme geriliği, konuşamama, dalak ve karaciğerde büyüme ve kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Her iki eşte talasemi hastalığı bulunması halinde doğacak bebeklerde görülme olasılığı çok daha yüksektir. Bu nedenle genetik tahliller ihmal edilmemelidir.
HEMOFİLİ
Erkek çocuklarında görülür. Bu tür kişilerde doğuştan kanın pıhtılaşmasını sağlayan madde eksikliği bulunmaktadır. Yaralanmaları halinde kanın pıhtılaşma süresi uzun olduğu için kanamanın durdurulması güçtür. Kan kaybı nedeniyle ölenler bile vardır.
DOWN SENDROMU (MONGOLİZM)
Zeka geriliğiyle kendini gösteren bir hastalıktır. Bu tür çocuklara özgün bir yüz görü­nümü (mongol) vardır. Gözler küçük ve süzgün, çene,ağız ve dudaklar ileri çıkıktır. Çocuğun 21. kromozomunda anormallik bulunur. Yaşı ileri olan annelerin (35 yaş ve üzeri) downlu bebek doğurma olasılığı yüksektir. Bebeğin downlu olduğunu anne kar­nında belirlemek olanaklıdır. Bu nedenle gebelik fark edildikten sonra, gebelik boyunca önerilen aralıklarda annenin hekim tarafından muayene edilmesi son derece önemlidir. Bebek doğduktan sonra iyileştirilmesi olanaklı değildir. Ancak özel eğitimle yaşamı için önemli bazı bilgi ve beceriler öğretilebilir.
TURNER SENDROMU
Bu tür bebekler kız görünümlüdür. Ancak cinsiyet kromozomu (XO) yapısındadır. Cinsiyet kromozomundan biri her zaman (X), diğeri ise (X) olursa bebek kız, (Y) olursa erkek olur. Bu hastalıkta ise ikinci kromozom (O)’dır. Bu nedenle çocuk erkek olmadığı gibi tam bir kız da değildir. Bu hastalıkta kişinin adet görmesi, çocuk sahibi olması olanaksızdır. Doğduğunda bebeğin oransız vücut yapısı, ense saç çizgisi düşüklüğü belirtisi olabilir.
KLİNİFELTER SENDROMU
Bu bebekler erkektir. Cinsiyet kromozom sayısında fazlalık bulunur (XYY) . Bu ki­şilerin vücutları oransız, boyları çok uzun, genellikle cinsel organları küçüktür. Toplumsallaşmaları ve uyumları iyi değildir. Suç işlemeye ve psikopatiye yatkındırlar.
SPİNA BİFİDA
Doğum öncesinde ortaya çıkan ve gebeliğin ilk aylarında omurilik gelişiminde meyda­na gelen bozukluk ve açıklıklardır. Gebeliğin 19.-23. haftaları arasında test yaptırılarak teşhis konulabilir.
30 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN DOĞUMSAL VE DİĞER ETKENLERE BAĞLI HASTALIKLAR
Bu hastalıkların ortaya çıkmasında kalıtsal yatkınlık bulunmakla birlikte, başka neden­ler de etkili olabilmektedir.
HİPERAKTİVİTE DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU
Çocuklarda dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve yaramazlık, kaza olasılığı, düşünememe ve tehlikeli yerlere tırmanma, çok konuşma ya da konuşmama, vurucu, kırıcı davrana­rak çevreye zarar verme vb. gibi davranış bozuklukları görülür.
SEREBRAL PALSİ
Çocukta kas iskelet koordinasyon bozukluğu, el, kol ve bacaklarda şekil bozukluğu ve konuşma sırasında akıcılıkta ve yüz hareketlerinde bozukluk bulunur. Çocuğun yürü­mesi, elini kolunu kullanması, konuşması sorunludur. Daha çok kan uyuşmazlığı ve yeni doğan sarılığının uzun sürmesi ve zamanında hekime götürülmeyip zamanında önlem alınmaması sonucu ortaya çıkabilir.
OTİSTİK ÇOCUK
Toplumsal etkileşimin ve iletişimin önemli ölçüde bozuk ve anormal gelişimi, ilginin, etkinliklerin belirgin derecede sınırlı oluşuyla dikkat çeken gelişimsel bozukluktur. Ne kadar erken tanı konulabilirse, eğitilmeleri olumlu yönde etkilenir. Bebeğin 1,5-2 ay sonra anne ile göz teması kuramaması, gülümseme ve agulamanın bulunmaması, kucakta huzursuzluk, erken tanıda önemli belirtilerdir. Çocukta sal­lanma, ilgisini çeken objeler karşısında çırpınma (ellerini kollarını sallama), kafasını vurma, el bilek ısırma, sosyal oyunlara katılmama, sözel ve bedensel iletişim becerile­rinden yoksunluk, dil gelişiminde gecikme, aynılık eğilimi de (aynı yerde oturma, aynı giysiyi giyme, aynı oyuncaklarla oynama vb.) önemli belirtiler arasındadır.
FENİLKETONÜRİ
Zeka geriliğine neden olan doğumsal bir hastalıktır. Ne kadar erken tanı konulabilirse, zeka geriliği o ölçüde önlenir.
Bebeğin yeni doğan sarılığının bir haftadan uzun sürmesi, aşırı kusma, havale, idrarın leş gibi kokması (idrarda fare ölüsü kokusu) erken tanıda çok önemlidir. Doğar doğmaz bebeğin topuğundan alınarak yapılan kan testi (GATRİ TESTİ) de erken tanı için son derece önemlidir.
Erken tanı konan bebeğe hekimin önerisiyle özel mama verilmesi ve gıdalarının dü­zenlenmesi ile zeka geriliği bebekte önlenebilir.
KONJENİTAL HİPOTROİDİ
Boyunda bulunan troid bezinin doğuştan iyi çalışmaması sonucu, büyüme ve gelişme
KADIN KİTAPÇIĞI / 31
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
için gerekli olan tiroksin hormonunun yetersizliği nedeniyle ortaya çıkar. Erken teşhis konulamaması sonucu zeka geriliğine neden olan bir hastalıktır. Gebeliği sırasında iyotlu ya da troid ile ilgili ilaç kullanan annelerin bebeklerinin hipotroidili doğma riski yüksektir. Bebeğin doğumundan sonra 24 ya da 72 saat içerisinde ilk kakayı (meko-yum) çıkaramaması, yeni doğan sarılığının bir haftadan uzun sürmesi, bebeğin ağla­maması, durgun ve hareketsiz olması, erken tanı için çok önemlidir. Burun kökü basık­lığı ve göbek fıtığı ile doğan bebeklerde hipotiroidi açısından çocuk hekimine muayene ettirilmelidir. Kan testi erken tanıda önemlidir. Erken tanı konan hipotiriodili bebeğe hekimin önerdiği ilaç başlanırsa, bebeğin geri zekalı olması önlenir.
ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN SORUNLARIN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN ÖNERİLER
Genel Öneriler:
*Akraba evliliğinden kaçınılmalı,
*Eşler, kan grubu tahlili yaptırmalı, uyuşmazlık varsa hekim önerisine göre davranmalı,
*Olabildiğince 35 yaşından önce bebek sahibi olmalı, 35 yaşından sonraki gebeliklerde
sağlık kontrollerine daha özenli davranılmalıdır.
*Gerekli ve uygun görülmesi halinde (ailede zeka geriliği, cücelik, akdeniz anemisi vb.
gibi özürlü çocuk öyküsü) uzmanından genetik danışmanlık alınabilir, genetik tahlil
laboratuvarı bulunan ilgili sağlık kuruluşlarında genetik testler yaptırılabilir,
Gebelik Dönemine Yönelik Öneriler;
*Beklenen adet kanaması zamanı geçince hekime gidilerek gebe kalıp kalmadığı öğ­renilmeli, gebelik söz konusu ise, hekim kontrolünde sürdürülmeli, Gebelik sırasında asla sigara ve alkol içilmemeli, ayrıca sigara dumanı olan yerde bulunulmamalı,
İlk üç ay içerisinde hiçbir ilaç kullanılmamalı, gereksinim duyulursa mutlaka hekime danışılmalı,
Gereksiz yere röntgen çektirilmemeli, röntgen çekimi yapılan yerlerin yakınında bulu-nulmamalı,
Gebelik beslenmesi için sağlık personelinin danışmanlığını almalı, Gebeler kızamıkçık ya da bulaşıcı hastalık geçiren birinin yanına gitmemeli, gebelik sırasında kızamıkçık aşısı bile yaptırmamalı,
Kronik hastalığı bulunanlar ilgili uzmanın denetiminde olmalı, kadın hastalıkları uzmanı bu konuda bilgilendirilmeli,
Doğum ve Doğum Sonrası Dönemine Yönelik Öneriler:
Doğum, sağlık personeli yardımıyla yaptırılmalı, doğumun sağlık kuruluşunda yapıl­ması tercih edilmeli, doğumdan hemen sonra bebeğin gözüne damlatılan gümüş nitrat solüsyonu bebekte bel soğukluğunu ve buna bağlı körlüğü önlemek açısından son derece önemlidir.
Yeni doğan sarılığı açısından dikkat edilmeli, ilk 72 saat içerisinde ortaya çıkan sarı­lıklarda bebek mutlaka hekime gösterilmeli, özellikle ilk 24 saatte fark edilen sarılıklar son derece önemlidir.
32 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Sağlıklı bebek ve çocuk sahibi olabilmek için aşı ile korunabilen hastalıklara karşı aşı­lanmalı, genel sağlık önlemleri alınmalı,
Doğru beslenme her yaş için önemlidir. Ancak bebek ve çocuklara ayrı bir özen göste­rilmelidir. Bebek ve çocuk beslenmesinde ANNE SÜTÜ ‘nün ayrı bir önemi vardır. Her annenin sütü kendi bebeği için özeldir. Anne sütü, bebeğin ruhsal ve bedensel gelişimi için en gerekli gıda maddesidir. Bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde anne memesi verilmelidir. ANNE SÜTÜ BEBEĞE ALTI AY TEK BAŞINA YETER. Altı aydan sonra anne sütünün yanı sıra ek gıdaların verilmesi gerekir. Kazalara karşı önlem alınmalıdır.
Aile, bebek ve çocuğun gelişiminde farklılık görmesi halinde erken tanı ve tedavi için sağlık kurumuna zaman geçirmeden başvurmalıdır.
Özürlü Çocuk Ve Aile
Özürlülüğün önlenmesine yönelik alınacak önlemler son derece önemli olmakla birlik­te, özürlü çocuk sahibi olan ailelerin duyarlılıkları ve sorumlulukları, sorunların çözü­müne önemli katkı verebilir.
Özürlü ailesi, olayı ilk öğrendiğinde genel olarak başlangıçta derin üzüntü, şok, red­detme, acı çekme ve depresyon, suçlama ve suçlanma, utanma, daha sonra durumu kanıksama, uyum sağlama ya da kabullenme duyguları yaşayabilir.
Bir Özürlü Annesinin Sesi……
“Başlangıçta çocuğumuzun özürlü olması, ailemiz içindeki her bireyi ayrı ayrı, deği­şik şekillerde ve yoğunluklarda etkiledi. Eşim çocuğumuzun durumundan dolayı son derece utanıyor, bense duyduğum suçluluktan ötürü aşırı kollayıcı, koruyucu davranı-yordum. Çocuğumuzdaki problemlerin giderek artması ve daha belirgin hale gelmesi sonucunda, birlikte onun için neler yapabileceğimizi düşünmemiz gerektiğine karar verdik. Bu düşünce bizi birbirimize daha da yakınlaştırmıştı. Çünkü oğlumuzun her ikimize de ayrı ayrı gereksinimi vardı. Birbirimize destek olmamız, oğlumuzun bize olan ihtiyacını hissetmemiz, evliliğimizi daha da yıkılmaz hale getirdi. Çocuğumuzu olduğu gibi kabul etmek, onun için yapabileceklerimiz hakkında ortak tavır ve tutumu geliştirmek artık tek amacımız haline gelmişti. Ancak hekimlerin ‘gebelik öncesi kü­çük bir önlem alınsaydı, bu durum ortaya çıkmayabilirdi’deyişi ihmal suçluluğu hissetmemizin kaynağı oldu” .
AİLE VE TOPLUM OLARAK SORUMLUKLARIMIZI ÖNEMSEYELİM!
Kaldırım, merdiven, tuvalet, lavabo ve asansör vb. fizik alt yapı düzenlemelerinde, özürlülerin kullanabilecekleri nitelikte olmasına özen gösterilmeli, Tüm sağlık hizmetleri, özürlülerin de ulaşabileceği hale getirilmeli ve kolaylıklar sağ­lanmalı,
Aileler de özel eğitim çalışmalarını doğrudan izleyebilmeli, katkı verebilmeli, Özrün çeşidine ve düzeyine göre farklı danışmanlık ve eğitim hizmetleri verilebilmeli, Özürlülerin evdeki yaşam kalitesini artırmaya yönelik aile eğitilmeli ve bilinçlendirilmeli, aileler arasında grup etkileşimi sağlanmalı,
KADIN KİTAPÇIĞI / 33
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Özürlü bireylere iş ve meslek kazandırılarak, toplumda üretkenlikleri sürdürülmeli, Risk bulunması ya da gereksinim duyulması halinde, bireylere özürlülük konusunda bilgi verilmelidir. Bu bilgilendirmeye, toplumun bilinçlendirilmesi açısından da özen gösterilmelidir.
Özürlü çocuklarımızı gizlemek ya da onlardan utanmak yerine, onları gün ışığına çı­karmalı, eğitmeli ve topluma kazandırmalıyız.
KADINLARDA GÖRÜLEN CİNSELLİKLE İLGİLİ KANSERLER MEME KANSERİ
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Erken tanı konması halinde tedavisi olanaklıdır. Erken tanı için kadının kendi kendine meme muayenesi yapma­sı ve 40 yaşından sonra yılda bir mamografi çektirmesi son derece önemlidir.
KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ
Kadın, kendi kendine ayakta ayna karşısında meme muayenesi yapabilir.
Şekil……Ayakta kendi kendine meme muayenesi
>Önce meme dokusunda ve deride bir değişiklik olup olmadığına karşıdan ve yandan bakılır.
>Kollar başın üzerinde birleştirilip, büyüklük ve şekil değişikliği, deride çukurlaşma ya da büzüşme, meme başında içe çekilme ya da akıntı, meme başı çevresindeki koyu renkli alanda ve deride değişiklik olup olmadığına bakılır, >Aynı işlem eller belde birleştirilerek yapılır.
>Tek kol baş üzerine konulur, diğer el koltuk altından başlayıp, meme üzerinde daire­sel hareketlerle (saat yönünde) parmak uçlarıyla bastırılarak muayene edilir. >Aynı işlem diğer meme için de tekrarlanır.
>Eller aşağı sarkıtılarak ve hafif öne eğilerek memelerin sarkık duruşunda bir farklılık olup olmadığına da bakılır.
>Ele bir kitle, sertlik gelmesi ya da sarkık duruşda farklılık olması halinde hekime başvurulur.
34 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
Kadın; yatarak da kendi kendine meme muayenesi yapabilir.
Şekil ….. Yatarak kendi kendine meme muayenesi
Memede değişiklik fark edilmesi halinde hemen hekime başvurulmalıdır..
- Sertlik ya da kitle,
- Deride kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği,
- Meme başında kalınlaşma, kızarıklık, akıntı, kanama, yara,
- Memede ya da meme başında içeri doğru çekinti,
- Meme şeklinde değişiklik,
- Meme başlarının duruşunda değişiklik,
Vulva Kanseri (Dış genital organ); genellikle ileri yaşlarda görülür. Teharet sırasında farkedilen sertlik, kitle, kabarıklık, renk değişikliği, yara ya da kanama, erken tanıda önemlidir. Hekime başvurulmalıdır.
Vajina ve Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri; genellikle ileri yaşlarda görülür. Erken tanısı konulabilmesi halinde tedavisi olanaklıdır. Kadınların hiçbir yakınması olmasa dahi, hekimlerince önerilen aralıklarla jinekolojik muayeneden geçmeleri ve Papsmear Testi yaptırmaları önemlidir.
Rahim Kanseri; genellikle menopoz ve sonrasında ortaya çıkar. Menapoza giren ka­dınlarda kanama erken tanı açısından önemlidir. Yumurtalık kanseri; kadın genital kanserleri içinde önemli yer tutar.
Kanserde erken tanı önemlidir.
40 yaşından sonra yılda bir jinekolojik muayene yararlıdır. Beklenmeyen vajinal kanama ve akıntı, kitle, sertlik fark edilmesi halinde hemen hekime başvurulma­lıdır.
MYOM
Rahimde gelişen iyi huylu urdur. Ancak fark edilmesi halinde hekimin önerileri doğrul­tusunda davranılmalıdır.
GENEL RİSK FAKTÖRLERİ
1- Ailesinde kanser öyküsü bulunanlarda risk artabilir.
2- Çok doğum yapmış ya da hiç doğum yapmamış olanlarda risk olabilir.
KADIN KİTAPÇIĞI / 35
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
3- Cinsel yolla bulaşan hastalıkların, özellikle genital siğil virüsünün, rahim ağzı ve vulva kanseriyle yakın ilişkisi bulunmaktadır.
4- Sigara, tüm kanserlerde olduğu gibi kadınlara özgü kanserlerin de önemli nedenidir.
5- Hekim kontrolü dışında kullanılan hormon ilaçları kansere eğilimi artırabilir. 6-Yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenme
Başta kanser olmak üzere birçok hastalığın temel etmenlerinden biri “yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenme” , diğeri ise “sigara alışkanlığı” dır. Her iki etmen ailenin sağlığı­nı ve mutluluğunu yakından ilgilendirir.
BESLENME
-Damar sertliği, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, kemik erimesi (osteoporoz), şe­ker hastalığı (diyabet), kansızlık (anemi) ve şişmanlık vb. gibi hastalıkların en önemli nedenlerinden biri yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenmedir.
-Beslenme insan davranışlarını etkileyen önemli öğelerdendir. Genellikle aç kalan ve kimi besin öğelerinden yoksun beslenenler; sinirli, uyumsuz, saldırgan ve suç işlemeye eğilimli olabilirler. Bebek ve çocuklarda kötü beslenme beyin gelişimini ve zeka yete­neğini olumsuz etkiler.
-Kanser hastalıklarıyla beslenme arasında sıkı bir ilişki vardır.
•Yirmi yaşına kadar yeterli ve dengeli beslenenlerin yaşam boyu kanserden korunma olasılıkları % 60’dan fazladır.
•Küflü gıdalarda “aflotoksin” denilen kanser yapıcı bir madde oluşur. Süt, et ve yumur­taya da geçtiği için küflü ekmek ve diğer gıdalar hayvanlara da verilmemelidir.
Doğru Beslenme İlkeleri;
Beş gruptan oluşan besinler, her gün, günde üç öğün ve karışık tüketilmelidir. Besin
grupları:
•Etler (balık, tavuk,sığır) ve kurubaklagiller (fasulye, nohut, mercimek vb.),
•Sebze ve meyveler,
•Süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir, içimlik süt),
•Ekmek, börek, pilav gibi unlu gıdalar,
•Yağlı ve tatlı gıdalar, •Fazla yağlı ve tuzludan kaçınılmalıdır. Yağ gereksinimi sıvı yağlardan özellikle zeytin­yağından karşılanmalıdır.
•Haşlama suları atılmamalı, kızartma ve ızgaradan olabildiğince kaçınılmalıdır. •Sebze, meyve, süt ve süt ürünlerine ağırlık verilmelidir. Bu gıdalarda kanserden ko­ruyucu maddeler fazladır.
•Sebze ve meyveler mevsimlerinde, doğal, taze ve ucuz olanı tercih edilmelidir. •Gıdalar buzdolabında saklanmalı, küflendirilmeden tüketilmeli, küflenenler atılmalıdır. •Katkılı maddelerden kaçınılmalıdır.
•Günlük dışkılama alışkanlığı edinilmelidir. Kepekli ve posalı gıdalar tüketilmeli, bol sıvı alımına özen gösterilmelidir.
36 / KADIN KİTAPÇIĞI
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
SİGARA
-Sigara, damar sertliği, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, nefes darlığı (astım, bronş genişlemesi, hava keseciklerinin yırtılması, bronşit) ve kemik erimesi (osteopo-roz) vb. gibi hastalıkların en önemli nedenlerindendir.
-Sigara, derinin çirkinleşmesine, cinsel isteğin azalmasına ve kısırlığa yol açabilir. -Sigaranın içerisinde fare zehiri dahil, 4000 dolayında zararlı madde bulunmaktadır -Sigara başta akciğer, dil, dudak, mesane, prostat, yumurtalık, rahim ve kan kanseri (lösemi) olmak üzere tüm kanserlerin en ön sırada gelen nedenidir. -Sigara içmemelerine karşın sigara içilen ortamda bulunan kişiler (pasif içiciler) de kanser ve diğer hastalıklara yakalanabilmektedirler. Sigarada bulunan 60 tür kanser yapan maddelerden biri de “ NNK” adında bir maddedir. Bu madde, diğerlerinden farklı olarak dumanla birlikte içenin akciğerlerine girdikten sonra, orada vücudun salgıladığı bir sıvıyla birleşerek, kanser yapma gücü 100 kez artar ve dışarı çıkar. Sigara içme­yenlerin bu dumanı soluması, belki de onların daha fazla kansere yakalanmalarına neden olabilir.
-Damar sertliği plaklarının yırtılması sonucu kalp krizi ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe, bu sert plaklar damar içinde giderek büyür ve kalp krizi geçirme riski de artar. Ancak siga­ra dumanı küçük damar sertliği plaklarını da patlatarak kalp krizine yol açmaktadır. Bu nedenle, BİR AĞIZ DOLUSU DUMAN, ya da BİR NEFES SİGARA DUMANI, çocuk ve gençlerin geçirdikleri kalp krizinin ve ölümlerin en önemli nedenidir.
Sigaranın zararlarını önlemek için;
>Sigara içilmemeli, içenler bırakmalıdır
>Kapalı ortamlarda sigara içilmemeli, kahvehane gibi sigara içilen ortamlara girilme-
melidir.
>Özellikle ev ortamında sigara içilmemeli, içtirilmemelidir. BEBEK, ÇOCUK, GEBE ve
EMZİKLİ ANNELERİN yanında kesinlikle sigara içilmemelidir.
CİNSEL İSTİSMAR VE SİDDET
Cinsel istismar; bir kişinin kendi rızası dışında cinsel bir eyleme hedef olması ya da buna kal-
kışılmasıdır. Çocuk, genç, yaşlı her yaştan; kadın, erkek her cinsiyetten kişiler cinsel istismara
uğrayabilir.
Cinsel taciz, tecavüz ve seks işçiliği cinsel istismar kapsamında değerlendirilebilir.
•Cinsel Taciz: Bireyin istemediği ve hoşnut olmadığı cinsel ilgi ile karşılaşmasıdır.
Sarkıntılık: Zorla öpme, sarılma, sürtünme, okşama, çimdikleme vb.
Sözlü ya da beden dili: Laf atma, ıslık çalma, telefon sapıklığı, göz süzme, el işareti yapma,
teşhircilik (cinsel organını gösterme)
•Cinsel Tecavüz: Birini tehdit ederek ya da şiddet uygulayarak cinsel ilişkiye zorlanama ya da
ilişkide bulunmaya denir. Tecavüz, şiddet içeren bir ilişki şeklidir
•Seks İşçiliği ve İstismarı: Bireyin para ya da başka maddi bedel karşılığında cinsel ilişkide
bulunmasıdır. Seks işçiliği bir tür istismardır. Bunun nedeni; kişilerin seks işçiliğine istemeden
başlamasıdır. Çoğu kez temelinde istismara uğramışlık vardır. Cinsel yolla bulaşan hastalık-
KADIN KİTAPÇIĞI / 37
Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS
ları önlemek amacıyla, ülkemizde çalışma şekilleri yasayla düzenlenmiştir. Çünkü yasa dışı çalışanlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HIV/AIDS ve istenmeyen gebelikler açısından ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Aile içerisinde daha çok kadın ve çocukların şiddete maruz kaldığı bilinmektedir. Eşler arasındaki kavga ya da çocuklara yönelik şiddet, çocukların ruhsal gelişini kötü yönde etki­leyerek şiddete eğilimli kişilik gelişebilir.
Eşin rızası olmamasına karşın, baskıyla ya da zorla vajinal, anal ve oral her türlü cinsel ilişki teca­vüz olarak değerlendirilir. Bu durum eşleri zor durumda bırakır ve boşanma sebebi sayılabilir. Aile dışında da tecavüz olaylarına rastlanmaktadır.
Tecavüze uğrandığında, en doğru davranış yardım istemektir. Olay sonrası banyo yapmak, birçok kanıtın yok olmasına neden olacağından, kesinlikle banyo yapılmamalıdır. Bireyde oluşabilecek psikolojik sorunlara yönelik, destek alması çok önemlidir. Tecavüze uğrayan kişi; suçluluk duygu­sunun yersiz olduğuna ve saldırıya uğramasının kendi suçu olmadığına mutlaka inandırılmalıdır.
Unutulmaması gereken, istismarların temel insan haklarına aykırı olduğu için yasalarca yasaklanmış olmasıdır. Bu tür eylemlerde bulunanlara ceza verilir.
Ama ne yasalar ne de cezalar, cinsel istismara uğrayan kişilerin psikolojik ve bedensel zedelen­melerini ve kişiliklerine verilen zararları karşılayamaz.
Farklı cinsel kimliğe sahip kişilerin de sıklıkla cinsel şiddet ve istismara uğradıkları bilinmektedir. Oysa herkes cinsel kimlik ve tercihleri doğrultusunda cinselliklerini başkalarına zarar vermeden, mahremiyetle ve özgürce yaşabilmelidir. Bu en temel insan hakkıdır. Toplumsal cinsiyetinden dolayı insanlar kınanmamalı, ayrımcılık yapılmamalı, şiddet ve istismara uğramamalıdır. Cinsel kimlik gelişimi 2-3 yaşlarında başlar. Sahip olunan biyolojik cinsiyetten farklı bir cinsel kimliği benimsemeye toplumsal cinsiyet denir. Bir başka deyişle, biyolojik cinsiyeti ne olursa olsun bi­reyin kendini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Bireyin karşı cinsten birinden hoşlanması ve cinsel birlikteliğine heteroseksüellik, aynı cinsiyetten birinden hoşlanması ve cinsel birlikteliğine homoseksüellik (eşcinsellik), bireyin hem kendi, hem de karşı cinsiyetten hoşlanması ve cinsel birlikteliğine ise biseksüellik denir. Toplumun çoğunluğu heteroseksüeldir. Başka bir deyişle; bi­yolojik cinsiyetine uygun cinsel kimlik gelişmiştir.
İnsanlar cinsiyetle ilgili toplumsal rollerini kendileri bilinçli olarak seçemezler. Çocuklukta başla­yan toplumsallaşma sürecinde rollerini kazanmış olurlar.Toplumsal cinsiyeti etkileyen faktörlerin başında bebek ve çocuklara aile ve çevrenin yaklaşımı gelmektedir. Bunların bilinmesi ve doğru davranılması çocukların cinsel kimlik bulmasını etkileyebilecektir. Bazı faktörler;
•Ailenin kız beklerken, bebeğin erkek olması ve ona kız çocuğu özlemini giderecek biçimde davranması, özellikle zaman zaman “şu bir kız olsaydı…” gibi sözler söylemesi, çocuğun biyolojik cinsiyetini reddetmesine, karşı cinsiyeti benimsemesi eğilimine yol açabilir. •2-3 yaşlar arasında geçirilen dönemde, makattan ateş ölçmek ve fitil koymak gibi uygula­malar çocuğun makattan zevk alması duygusunu pekiştirebileceği düşüncesiyle kaçınılması önerilmektedir.
http://www.jinekologdoktor.net